S.S.S

1. Kaza anında ilk olarak ne yapmalıyım ?

Öncelikle kendi güvenliğinizi ve araç içindekilerin güvenliğini sağlayın. Ardından olay yerini ve araçların durumunu gecikmeden fotoğraf ve mümkünse video ile belgelendirin.

Eğer kazada yaralanma varsa, kazaya karışan kişilerden biri hafif bir darbe dahi almış olsa mutlaka 112 Acil Servis’i ve kolluk kuvvetlerini (polis veya jandarma) arayarak durumu bildirin. Bu durumda ilgili ekipler olay yerine gelerek resmi kaza tespit işlemlerini ve gerekli adli süreci başlatacaktır.

2. Sadece maddi hasar varsa polis çağırmak zorunda mıyım ? 

Taraflar kazanın oluş şekli konusunda anlaşabiliyor, ehliyet-ruhsat ve sigorta belgelerinde bir eksiklik bulunmuyor, alkol şüphesi yok ve kamu malına zarar verilmemişse polis çağırmadan Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı düzenlenebilir. Ancak taraflar arasında anlaşmazlık varsa veya bu şartlardan biri mevcut değilse mutlaka kolluk kuvvetlerine (polis ya da jandarma) haber verilmelidir.

3. Yaralanma veya ölüm varsa kimi aramalıyım

Yaralanma ya da ölüm varsa mutlaka 112 Acil Servis aranmalıdır.

Aynı zamanda olay yerine polis (şehir içinde) veya jandarma (şehir dışında) çağrılır.


Bu tür kazalarda tarafların kendi aralarında tutanak düzenlemesi mümkün değildir. Resmi tutanak tutulması zorunludur.

4. Kaza tespit tutanağını nasıl doldururum? Kim tutar?

Maddi hasarlı kazalarda tutanak, sürücüler tarafından birlikte doldurulur ve imzalanır. Tutanakta araçların plakaları, sürücü bilgileri ve kazanın oluş şeklini gösteren kaza krokisi yer almalıdır. Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağına kırtasiyelerden veya ilgili sigorta şirketlerinin internet sitelerinden kolaylıkla ulaşılabilir.

5. Kaza tespit tutanağını kazadan 1 gün sonra doldurabilir miyiz?

Tutanak mümkün olan en kısa sürede, olay yerinde düzenlenmelidir. Kazadan bir gün sonra düzenlenen tutanaklar sigorta şirketi tarafından şüpheli değerlendirilebilir ve ispat açısından sorun yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle tutanağın geciktirilmeden, olay anına en yakın zamanda düzenlenmesi önemlidir.

6. Sigorta şirketine kazayı ne kadar sürede bildirmeliyim?

Zorunlu trafik sigortası ve kasko poliçelerinde genel uygulama, kazanın öğrenilmesinden itibaren en geç 5 iş günü içinde sigorta şirketine bildirim yapılmasıdır. Bildirim; sigorta şirketinin çağrı merkezi, acentesi, mobil uygulaması veya internet sitesi üzerinden yapılabilir.


Süresinde bildirim yapılmaması, özellikle kasko poliçelerinde teminat kapsamında sorun yaşanmasına neden olabilir. Bu nedenle kazadan sonra sigorta bildirimi geciktirilmemelidir. Uygulamada bu bildirim çoğu zaman aracın götürüldüğü servis, yetkili servis veya onarım işlemini üstlenen tamirhane aracılığıyla da gerçekleştirilebilmektedir.

7. Sigortadan para / tazminat ne zaman ödenir?

Sigorta şirketine gerekli belgelerle birlikte başvuru yapıldıktan sonra, zorunlu trafik sigortasında genel olarak 15 gün içinde ödeme yapılması gerekir. Uygulamada bazı hasar dosyalarında bu sürenin 8 iş günü içinde sonuçlandığı da görülebilmektedir. Süre, sigorta şirketine eksiksiz başvuru yapılmasıyla başlar.


Başvuruya rağmen ödeme yapılmaz veya eksik ödeme yapılırsa, Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru ya da dava yoluna gidilebir. 

Hasar ödemeleri; eksper incelemesinin gecikmesi, parça tedarik sürecindeki aksaklıklar veya belge eksikliği gibi nedenlerle uzayabilmektedir. Bu tür gecikmelerin ve olası hak kayıplarının önüne geçilebilmesi için başvurunun usulüne uygun ve eksiksiz şekilde yürütülmesi önemlidir.

8. Kazadan sonra sigortam / primim ne kadar artar?

Trafik kazasından sonra sigorta priminin artıp artmayacağı, kazadaki kusur oranına ve mevcut hasarsızlık basamağına göre değişir. Eğer kazada kusurlu taraf sizseniz, bir sonraki poliçe döneminde hasarsızlık indiriminiz düşebilir ve prim tutarınız artabilir.


Tam kusurlu olunması halinde basamak düşüşü daha belirgin olurken, kusursuz veya daha düşük kusurlu olunması durumunda artış farklılık gösterebilir. Kusursuz olduğunuz kazalarda ise genellikle hasarsızlık indirimi korunur.


Kasko poliçelerinde de benzer şekilde hasar kaydı, yenileme dönemindeki prim tutarını etkileyebilir. Ancak her artış sabit değildir; sürücünün geçmiş hasar durumu ve sigorta şirketinin tarife politikası da belirleyici olur.

9. Kazada kusur oranı nasıl belirlenir?

Trafik kazalarında kusur oranı; kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğrafları, taraf beyanları ve gerektiğinde ekspertiz incelemesi dikkate alınarak belirlenir.


Maddi hasarlı kazalarda tarafların birlikte doldurduğu kaza tespit tutanağı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden değerlendirilir ve sigorta şirketleri tarafından kusur oranı belirlenir.


Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda ise polis ya da jandarma tarafından resmi tutanakta kusur durumu belirlenir. Kusur oranı; Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde, tarafların trafik kurallarına aykırı davranışları esas alınarak belirlenir.

10. Maddi hasarlı kazalarda kusur oranına itiraz edebilir miyim? Sonradan kusur değişir mi?

Evet, belirlenen kusur oranına itiraz edilebilir. Maddi hasarlı kazalarda sigorta şirketleri tarafından yapılan kusur değerlendirmesine karşı yeni deliller sunularak itiraz başvurusu yapılabilir. Fotoğraflar, kamera kayıtları, tanık beyanları veya olay yerini net şekilde gösteren ek belgeler kusur oranının yeniden değerlendirilmesini sağlayabilir. Maddi hasarlı kazalarda sürücü veya araç sahibi, SBM (Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi) sistemi üzerinden itiraz başvurusunda bulunabilir ve gerekçeli itiraz dilekçesini sisteme yükleyebilir.

11. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda kusur oranı sonradan değişir mi?

Evet, değişebilir. Yaralanmalı veya ölümlü trafik kazalarında kusur oranı genellikle polis veya jandarma tarafından düzenlenen tutanaklar ve devamında alınan bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenir.


Bu tür kazalarda ceza soruşturması yürütülür ve dosya kapsamında teknik bilirkişi incelemesi yapılır. Soruşturma veya dava sürecinde yeni delillerin ortaya çıkması, kamera kayıtlarının incelenmesi ya da farklı bir bilirkişi raporu alınması halinde kusur oranı değişebilir. 


Dolayısıyla ilk aşamada düzenlenen tutanak veya ön değerlendirme kesin nitelikte değildir. Yargılama süreci ilerledikçe kusur oranı yeniden değerlendirilebilir ve farklı bir sonuca ulaşılabilir. Kusur oranının tazminat miktarını doğrudan etkilediği dikkate alındığında, sürecin dikkatli ve usulüne uygun şekilde yürütülmesi önem taşır

12. Kazada yaralanma varsa hangi tazminatlar alınabilir?.

Trafik kazasında yaralanma meydana gelmişse, olayın niteliğine ve oluşan zarara göre çeşitli tazminat kalemleri talep edilebilir.


Bunlar başlıca:

 • Tedavi giderleri (hastane, ameliyat, ilaç, fizik tedavi vb.)

 • Geçici iş göremezlik tazminatı (iyileşme süresince çalışılamayan dönem için)

 • Sürekli iş göremezlik tazminatı (kalıcı sakatlık oluşması halinde)

 • Bakıcı gideri (yardıma ihtiyaç duyulması durumunda)

 • Kazanç kaybı

 • Manevi tazminat


Tazminat miktarı; kusur oranı, maluliyet oranı, yaş, gelir durumu ve kazanın oluş şekline göre hesaplanır. Bu nedenle her dosya kendi içinde değerlendirilir. Ve bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir.

13. Sürekli iş göremezlik / Kalıcı Sakatlık tazminatı nedir?

Sürekli iş göremezlik, trafik kazası veya iş kazası sonrasında kişinin vücudunda kalıcı bir hasar oluşması ve çalışma gücünün belli bir oranda azalması durumudur.


Örneğin; vücutta meydana gelen bir kırık sonrası kalıcı hareket kısıtlılığı, organ kaybı, sinir hasarı veya kalıcı fonksiyon kaybı gibi durumlar sürekli iş göremezlik kapsamında değerlendirilir.


Bu durum, yetkili sağlık kurullarınca düzenlenen maluliyet raporu ile belirlenir ve kişiye bir maluliyet oranı verilir. Tazminat hesabı da bu oran, kusur durumu, yaş ve gelir bilgileri dikkate alınarak yapılır.


Geçici iş göremezlikten farkı, iyileşme sürecinin tamamlanmasına rağmen kalıcı bir zarar bulunmasıdır.

14. Vücutta oluşan her kırık kalıcı sakatlık sayılır mı?

Hayır. Her kırık kalıcı sakatlık (sürekli iş göremezlik) anlamına gelmez.


Bir kemiğin kırılması tek başına tazminat hesabında kalıcı maluliyet doğurduğu anlamına gelmez. Önemli olan, tedavi süreci tamamlandıktan sonra vücutta kalıcı bir fonksiyon kaybı kalıp kalmadığıdır.


Eğer kırık tamamen iyileşmiş ve hareket kaybı, güç kaybı ya da organ fonksiyonunda kalıcı azalma oluşmamışsa sürekli iş göremezlik oranı verilmez. Bu durumda yalnızca geçici iş göremezlik ve tedavi sürecine ilişkin zararlar gündeme gelir.


Ancak kırık sonrası:

 • Hareket kısıtlılığı

 • Eklemde kalıcı hasar

 • Sinir zedelenmesi

 • Uzuvda kısalık

 • Güç kaybı


gibi durumlar varsa sağlık kurulu tarafından maluliyet oranı belirlenebilir.


Kalıcı sakatlık olup olmadığı, yetkili hastanelerden alınan maluliyet raporuyla tespit edilir.

15. Maluliyet oranı nasıl belirlenir ?

Maluliyet oranı, kazadan sonra tedavi süreci tamamlandıktan ve kişinin sağlık durumu kalıcı hale geldikten sonra yetkili sağlık kurulları tarafından belirlenir.


Değerlendirme; Adli Tıp Kurumu, üniversite hastaneleri veya tam teşekküllü devlet hastanelerinin sağlık kurulları tarafından yapılır. Hesaplama, ilgili mevzuat ve engellilik değerlendirme yönetmelikleri esas alınarak gerçekleştirilir.


Kişinin yaşı, mesleği, yaralanmanın türü, kalıcı fonksiyon kaybının derecesi ve çalışma gücüne etkisi dikkate alınarak bir yüzde oranı (maluliyet oranı) belirlenir.


Bu oran, sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında temel unsurdur. Maluliyet oranı ne kadar yüksekse, talep edilebilecek tazminat miktarı da buna paralel olarak artar.

16. Trafik kazasında ölüm meydana gelirse hangi tazminatlar talep edilebilir?

Trafik kazası sonucunda bir kişinin hayatını kaybetmesi halinde, yakınları belirli tazminat haklarına sahiptir. Bu durumda talep edilebilecek başlıca tazminatlar şunlardır:


 • Destekten yoksun kalma tazminatı: Hayatını kaybeden kişinin maddi desteğinden mahrum kalan eş, çocuklar ve bazı durumlarda anne-baba tarafından talep edilebilir.

 • Cenaze ve defin giderleri

 • Manevi tazminat: Yakınların yaşadığı acı ve elem nedeniyle talep edilir. Destekten yoksun kalma tazminatı; vefat eden kişinin yaşı, geliri, kusur oranı ve destek verdiği kişilerin durumu dikkate alınarak hesaplanır. Her dosya kendi şartlarına göre değerlendirilir ve tazminat miktarı bu unsurlar çerçevesinde belirlenir.

17. Manevi tazminat neye göre belirlenir?

Manevi tazminat, trafik kazası veya iş kazası sonucunda kişinin yaşadığı acı, elem ve psikolojik zararın karşılığı olarak talep edilir.


Manevi tazminatın belirli bir hesap formülü yoktur. Miktar belirlenirken;

 • Olayın ağırlığı

 • Yaralanmanın derecesi veya ölümün gerçekleşmiş olması

 • Kusur oranı

 • Tarafların sosyal ve ekonomik durumu

 • Olayın kişi üzerindeki etkisi gibi unsurlar dikkate alınır. Hakim, somut olayın özelliklerine göre hakkaniyet çerçevesinde bir değerlendirme yaparak uygun bir tutara hükmeder. Yaralanmalı kazalarda zarar gören kişi manevi tazminat talep edebilir. Ölüm halinde ise ölen kişinin yakınları bu talepte bulunabilir.

18. Şikayetten vazgeçersem tazminat hakkımı kaybeder miyim?

Hayır, şikayetten vazgeçmek her zaman tazminat hakkının kaybedileceği anlamına gelmez.


Trafik kazalarında ceza süreci ile tazminat süreci birbirinden farklıdır. Ceza soruşturmasında şikayetten vazgeçilmesi, maddi ve manevi tazminat talep etme hakkını otomatik olarak ortadan kaldırmaz.


Ancak taraflar arasında bir ibraname, uzlaşma belgesi veya tüm zararların karşılandığına dair yazılı bir anlaşma imzalanmışsa, ileride yeniden tazminat talep edilmesi mümkün olmayabilir.


Bu nedenle şikayetten vazgeçmeden veya herhangi bir belge imzalamadan önce, belgenin içeriğinin dikkatle değerlendirilmesi önemlidir. İmzalanan bir belge, ileride hak kaybına yol açabilir.

19. Trafik kazası sonrası avukat tutmalı mıyım? Ne zaman başvurmalıyım ?

Trafik kazalarında özellikle yaralanma, kalıcı sakatlık, ölüm, yüksek hasar veya kusur uyuşmazlığı bulunan durumlarda sürecin hukuki boyutu teknik hale gelir.


Kusur oranı, maluliyet raporu, sigorta başvurusu, değer kaybı hesabı ve zamanaşımı süreleri tazminat miktarını doğrudan etkiler. Yanlış veya eksik yapılan bir başvuru, ileride telafisi zor hak kayıplarına yol açabilir.


Bu nedenle özellikle bedensel zarar içeren kazalarda, sürecin başından itibaren hukuki çerçevede yürütülmesi önem taşır. Erken aşamada yapılan doğru yönlendirme, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önüne geçebilir.

20. İş kazası geçirince ne yapmalıyım?

İş yerinde bir kaza yaşandığında öncelikle sağlık müdahalesi sağlanmalı ve gerekiyorsa 112 Acil Servis çağrılmalıdır.


Kazanın mutlaka resmi kayda geçirilmesi gerekir. İşveren, iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirmekle yükümlüdür. Kazanın “iş kazası” olarak kayıt altına alınması ileride doğabilecek haklar açısından büyük önem taşır.


Tedavi süreci boyunca hastane raporları, iş göremezlik belgeleri ve tüm tıbbi evraklar saklanmalıdır. Bu belgeler hem SGK süreci hem de olası tazminat talepleri açısından delil niteliğindedir.


Ayrıca olayın nasıl gerçekleştiği, varsa tanıklar ve iş yerindeki güvenlik koşulları da sonradan yapılacak değerlendirmelerde dikkate alınır.


İş kazalarında; geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve maddi-manevi tazminat hakları gündeme gelebilir.